Aloysius Alzheimer Alman psikiyatristi ve nöropatalogdur. 1864 yılında Alman Federasyonuna bağlı Bavyera'da Marktbreit'de doğdu. 19 Aralık 1915'de öldü. İlk defa "Presenil Demans" vakasını tanımlayarak yayınlayan kişidir. Babası ikamet ettikleri kasabanın noteri olarak görev yapmaktaydı. Alzheimer ailesi çocuklarına "Royal Humanistic Gymnasium"da okumalarına fırsat tanımak için Aschaffenburg'a taşındılar. Aloysius Alzheimer 1883'de lise bitirme sınavını verdikten sonra Berlin Üniversitesi'nde, Tübingen Üniversitesi'nde ve Würzburg Üniversitesi'nde tıp okudu. Üniversitedeki son yılında Eskrim Kardeşlik Derneğine üye oldu. Hatta o yıl takımıyla birlikte huzuru bozduğu için para cezasına çarptırıldı. 1887 yılında, Würzburg Üniversitesinden doktor olarak mezun oldu.
Ertesi yıl, Frankfurt kentinde akıl hastanesinde görev almadan önce zihinsel olarak hasta kadınlara yardım için düşkünler yurdunda 5 ay çalıştı. Aynı yerde Franz Nissl'de çalışmaya başlamıştı. İkisi birlikte özellikle serebral korteksin normal ve patolojik anatomisi olmak üzere sinir sistemini inceleyen bir çalışma yürüttüler. Alzheimer hem eş kurucusu hem de eş yayıncısı olduğu bir dergiyi yönetmesine rağmen kendi adını çağrıştıran bir kitap yayınlamadı.
Frankfurt düşkünler yurdunda zamanının en tanınmış psikiyatristi olan Emil Kraepelin ile tanıştı. Alzheimer ile bir kaç yıl boyunca birlikte çalıştılar. 1901 yılında 51 yaşında olan kısa süreli hafıza kaybı dahil garip davranışlar sergileyen Auguste Deter adlı bir kadın hastayı inceledi. Mali yönden masraflı olması nedeniyle hastanın kocası sürekli daha ucuz bir yere nakillerin yapılmasını istese de bu talepler Alzheimer tarafından çözüm bulunarak müdahale edildi. Bu arada hastanın ölümünden sonra hasta kayıtlarını kullanmak üzere ve beynini inceleyebilmek için anlaşma yaptı ve onam aldı. Kraepelin 1903 yılında Münih'te "Royal Psikiyatri Hastanesi"nde çalışmak üzere ayrıldıktan sonra Alzheimer'i de davet etti. Kraepelin o sıralar yaşlı hastalarda görülen psikoz üzerine çalışmalar yapmaktaydı. Buna karşılık Alzheimer yaşlılık hastalıkları üzerine laboratuvar çalışmalarına öncelik vermekteydi. 1904 yılında Münih Ludwig Maximillian Üniversitesinde "habilitation" unu tamamladı. 1908 yılında aynı üniversiteye atandı.
1906 yılında Aguguste Deter öldü. Alzheimer hastanın tıbbi kayıtlarını ve beynini incelemek üzere Münih'teki Kraepelin Laboratuvarına götürdü. İki İtalyan hekimle birlikte amiloid plakları ve nörofibriler yumakları tanımlamak için Bielschowsky'nin boyama tekniğini kullandı. Bu beyin anormallikleri sonradan Alzheimer hastalığının tanımlayıcıları olacaktı. Bu bulgularını Güneybatı Almanya Psikiyatrisleri toplantısında sunmasına rağmen meslekdaşları arasında ilgi görmedi. Konferanstan sonra sunusunu özetleyen kısa bir yazı yazdı. 1907 yılında ise bulgularını ve hastalığı ayrıntılı tanımlayan kapsamlı bir makale yazdı. 1910 yılında Kraepelin tarafından yazılan "Handbook of Psychiatry" kitabının 8. basımında "Presenil ve Senil Dementia" başlığı ile Alzheimer'in adı anılarak kullanıldı. 1911 yılından sonra onun hastalık tanımı Avrupa'da ve ABD'de kullanılmaya başlandı.
1912 yılında da Breslau'da Silezya Friedrich Wilhelm Üniversitesinde hem psikiyatri profesörü olarak kadrolu çalışmayı hem de Nöroloji ve Psikiyatri Enstitüsü müdürlüğünü kabul etti. Buraya varışından bir müddet sonra sağlığı bozuldu. Olası ölüm nedeni post streptokoksik enfeksiyona bağlı romatizmal ateş sonrası gelişen kalp kapak hastalığının yol açtığı kalp ve böbrek yetmezliği olduğu düşünüldü. 1915 yılında 51 yaşındayken vefat etti.
İlgi alanları arasında adli tıp, epilepsi, beyin tümörleri, erken bunama, beynin damarsal hastalıkları bulunmaktaydı. Aynı zamanda Avrupa'nın histopatoloji konusunda önde gelen uzmanı idi. Meslekdaşları onu özverili bir öğretmen ve puro içmeyi seven bir kişi olarak tanımaktaydılar.
Alzheimer Hastalığı: Günümüzde Alzheimer tipi demans, bellek bozukluğu (yeni bilgiler öğrenme ya da daha önceden edinilmiş bilgileri anımsama yeteneğinde bozulma), kognitif bozukluklar olan afazi (dil bozukluğu), apraksi (motor işlevlerde bozukluk olmamasına karşın motor etkinlikleri yerine getirme yetisinde bozulma), agnozi duyu işlevlerinde bozukluk olmamasına karşın nesneleri tanıyamama ya da tanımlayamama) ve yönetsel işlevlerde bozuklukları (tasarlama, düzenleme, sıraya koyma, soyutlama) içermektedir.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri