Virginia Apgar (7 Haziran 1909 - 7 Ağustos 1974), Amerikalı obstetrik anestezi uzmanıdır. Apgar Skoru'nun tanımlayıcısı olarak bilinmektedir. Anesteziyoloji ve teratoloji alanlarında önder bir etkinlik sağladı ve neonatoloji alanında yeni düşünceler geliştirdi. Üç çocuğun en küçüğü olan Virginia Apgar 1925 yılında Westfield Lisesi'nden mezun olduğunda doktor olma kararını vermişti. Apgar, 1929 yılında Mount Holyoke Koleji'ni bitirdi ve burada fizyoloji, kimya ve zooloji okudu. 1933'te Columbia Üniversitesi Doktorlar ve Cerrahlar Koleji'nden dördüncü olarak mezun oldu ve 1937'de uzmanlığını tamamladı.
Columbia-Presbyterian Tıp Merkezi'nin cerrahi başkanı Allen Whipple tarafından cerrah olarak meslek hayatına devam etmekten vazgeçirildi. Allen Whipple birçok kadının başarılı cerrah olmaya çalıştığını ancak bu yoğunluğu sürdüremediklerini gözlemlediğinden Apgar'ın anesteziyoloji üzerine çalışmasını teşvik etti. Çünkü cerrahiyi daha da ilerletmek için anestezideki ilerlemelere ihtiyaç duyulduğunu ve önemli bir katkı sağlamak için Virginia Apgar'ın bu enerji ve yeteneğe sahip olduğunu gözlemlemişti. Kariyerine anesteziyoloji alanında devam etmeye karar vererek, Wisconsin-Madison Üniversitesi'nde Ralph Waters'in yönetiminde Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk kurulan anesteziyoloji bölümünde altı ay boyunca eğitim gördü. Bu eğitimi alan 15 kişi içinde tek kadın hekim idi. 1938'de yeni kurulan anestezi bölümünün yöneticisi olarak geri döndü. 1949'da, Hekimler ve Cerrahlar Koleji'nde (P&S) ilk kadın profesör oldu. 1959'a kadar burada görev yaptı. Bu süre zarfında, halen NewYork-Presbiteryen Hastanesi'nin bir bölümü olan, Sloane Kadınlar Hastanesi'nde klinik ve araştırma çalışmaları yaptı. 1953'te yeni doğan bebeklerin sağlığını değerlendirmek için Apgar skoru denilen ilk oluşumu başlattı.
Virginia Apgar 1930-1950 yılları arasındaki sürede ABD'de bebek ölüm oranının azaldığını ancak doğumdan sonraki ilk 24 saat içindeki bebek ölümlerinin sayısının sabit kaldığını fark etti ve özellikle bebeğin yaşamının ilk 24 saatinde bebek ölüm oranını azaltma yöntemlerini araştırmaya başladı. Bu araştırma, yenidoğanın doğumdan sonra sağlığını değerlendirmek için kullanılan standart bir derecelendirme sistemine yol açtı ve sonuç yenidoğanın "Apgar skoru" olarak adlandırıldı. 1960'lara gelindiğinde, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok hastane Apgar skorunu sürekli olarak kullanmaya başlanmıştı ve halen günümüzde de bu derecelendirme doğumdan hemen sonra yeni doğan bebeğin durumunu değerlendirmek için kullanılmaktadır. Apgar yaşamı boyunca hiç evlenmedi. 7 Ağustos 1974'te Columbia-Presbyterian Tıp Merkezi'nde sirozdan öldü.
Apgar Değerlendirmesi: Kullanılan 5 ölçüt vardır: Solunum tipi (Yok>0, Yavaş ve düzensiz>1, Ağlıyor>2); Kalp atım hızı (Saptanmıyor>1, 100/dk altında>1, 100/dk üstünde>2); Cilt rengi (Soluk veya mavi>0, Vücut pembe, uzuvlar mavi>1, Pembe>2); Hareketlilik (yok veya zayıf>0, Uzuvlarda biraz hareket var>1, Hareket fazla>2); Refleks yanıtı Uyaranlara yanıt vermiyor>0, Yanıt veriyor>1, Yüksek sesle ağlıyor>2). Bu gözlemlere her ölçüte 0-1-2 arasında değerler verilir. Toplamda 10 puan üzerinden kaç puan alındığına göre sonuçlar değerlendirilir. Testin sonuçlarına göre; 7 ila 10 arasındaki test skoru bebeğinin durumunun iyi-mükemmel, 4 ila 6 arasında olanlar orta durumda, 4 ile altında olan skorlar ise kötü kabul edilir. Bu durumda acil doktor müdahalesi gerekir.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri