Tüm girdiler
SendromPsikiyatri·Sayfa 32

Asperger Sendromu

Johann Hans Friedrich Karl Asperger, 18 Şubat 1906 - 21 Ekim 1980 tarihleri arasında yaşamış Avusturyalı çocuk hastalıkları hekimidir. Avusturya'nın Viyana şehrinde doğdu ve şehirden çok uzak olmayan bir çiftlikte yetişti. Asperger arkadaş bulmakta zorlanan, yalnız bir çocuk olarak tanımlandı. Gençlik döneminde, Alman Gençlik Hareketi içinde muhafazakar bir Katolik örgüt olan Bund Neuland'ın Gezgin Araştırmacılarına katıldı. Bu katılımını kişiliğini biçimlendirici bir deneyim olarak nitelendirdi. "Alman ruhunun en asil çiçeklerinden biri olan Alman gençlik hareketinin ruhu tarafından şekillendirildim" diyerek bu döneminin tanımlamasını yaptı.

Asperger Viyana Üniversitesi'nde Franz Hamburger yanında tıp okudu ve Viyana'daki Üniversite Çocuk Hastanesinde çalıştı. 1931'de tıp diplomasını aldı ve 1932'de Viyana'daki üniversite çocuk kliniğinde özel eğitim bölümünün yöneticisi oldu. 1944 yılında, otistik belirtileri anlatan önemli makalesinin yayınlanmasından sonra, Viyana Üniversitesi'nde çalıştı. Savaş bittikten kısa bir süre sonra Viyana'da çocuk kliniğini yönetti. Ayrıca yirmi yıl boyunca görev aldığı Viyana Üniversitesi'nde pediatri bölüm başkanı olarak görev yaptı. Daha sonra Innsbruck'ta çalıştı. 1964'ten başlayarak Hinterbrühl'de SOS-Kinderdorf'un başına geçti. 1977'de emekli oldu ve üç yıl sonra öldü.

Özellikle çocuklarda, zihinsel bozukluklar üzerine yaptığı çalışmalar ile bilinmektedir. Asperger dört erkek çocukta "empati eksikliği, dostluk kurma yeteneği az, tek taraflı sohbetler, özel bir duruma yoğun eğilim ve beceriksiz hareketler" içeren bir davranış ve yetenek örüntüsü olarak otistik psikopati adlı durumu tanımladı. Asperger otistik olarak tanımladığı bazı çocukların yetişkinlikte özel yeteneklerini kullandıklarını ve başarılı meslek hayatları olduğunu fark etti. Çoğunlukla otistik psikopati (AP) olarak adlandırdığı bu durumla ilgili 300'den fazla yayın yazdı. 1980'lerde başlayan çalışmalarına ilgi duyuldu ve otizm spektrum bozuklukları üzerine daha önceki çalışmaları nedeniyle bu klinik duruma Asperger sendromu (AS) adı verildi. Asperger Nazi Almanyası'nda, en az iki engelli çocuğu Am Spiegelgrund kliniğine göndererek acımasız deneylerin konusu olacağını bilerek Naziler ile işbirliği yaptığı ileri sürülerek itham edildi.

Asperger Sendromu, genetik faktörlerin ve çevresel toksinlerin sendromun gelişiminde etkili olduğu sanılan, otizm spektrum bozukluğu grubundaki nöro-gelişimsel sorunlardan en hafif olanıdır. Beyindeki anomalilerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Ancak bu değişikliklere nelerin sebep olduğu kesin olarak bilinmemektedir. En tanımlayıcı belirtileri sosyal etkileşimde güçlükler, tek bir nesne veya konuya saplantılı ilgi, sakarlık ve düzensiz motor hareketler ve tekrarlanan doğal davranışlardır. Asperger sendromunun tedavisi yoktur, ancak erken teşhis ve müdahale bir çocuğun sosyal bağlantılar kurmasına, potansiyelini gerçekleştirmesine, iş-meslek sahibi olmasına yardımcı olabilir. Asperger sendromu tanısı konan bireyler genellikle normal bir zekâya (hatta yüksek IQ'ye) sahip olabilirler.

Sayfa 32·Adını Tıbba Yazdıranlar·Prof. Dr. Akif Turhan Kürüm
Bu girdilerdeki içerikler Wikipedia başta olmak üzere kamuya açık kaynaklardan derlenmiş ve editöryal katkıyla sunulmuştur.

© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri