Claude Bernard (12 Temmuz 1813 - 10 Şubat 1878) Fransız fizyologdur. 1813 yılında Villefranche-sur-Saône yakınlarındaki Saint-Julien köyünde doğdu. Erken eğitimini o kasabanın Cizvit okulunda aldı ve daha sonra Lyon'daki koleje gitti, ancak yakında bir eczacının yanında asistan olmak için ayrıldı. 1834'te yirmi bir yaşındayken Paris'e gitti. Sahne aldığı oyundaki durumu üzerine yorumda bulunan bir eleştirmen Bernard'ın edebiyatı meslek olarak seçmemesini tıp gibi başka bir alana yönelmesini önerdi. Bernard bu tavsiyeye uydu ve Hôtel-Dieu de Paris'te staj yaptı. Bu sayede hastanede doktor olarak görev yapan büyük fizyolog François Magendie ile temas kurdu. Burada Bernard 1841 yılında "Collège de France"da laboratuvar asistanı oldu. 1845 yılında evlendi. Karısın çeyiz parası onun deneylerinin maliyetinin karşılanmasında kullanıldı. 1847'de Magendie'nin kolejde profesör yardımcılığına atandı ve 1855'te tam kadrolu profesör olarak görev aldı.
İlgilendiği araştırma alanı o zamanlar önemsiz kabul edildiği için kendisine tahsis edilen laboratuvar sadece bir "düzenli mahzen" idi. Bir süre önce Bernard, Sorbonne'da yeni kurulan fizyoloji kürsüsünün ilk görevlisi olarak seçilmişti, ancak kullanımı için hiç bir laboratuvar kullanımına verilmedi. 1864'te Louis Napoleon ile yaptığı bir görüşme sonrası Napoleon ona Jardin des Plantes'teki Muséum national d'Histoire naturelle'de bir laboratuvar tahsis etti. Aynı zamanda, III. Napolyon'un ona ayrı bir kürsü kurmasını sağlaması teklifi üzerine Sorbonne'dan ayrıldı. Aynı yıl, 1868 yılında, Académie française üyesi olarak kabul edildi ve İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'nin yabancı öğretim üyesi seçildi. 10 Şubat 1878'de öldüğünde, daha önce hiç bilim adamına Fransa tarafından yapılmamış görkemde bir cenaze töreni yapıldı. Paris'teki Père Lachaise Mezarlığı'na gömüldü.
Claude Bernard'ın amacı, kendi ifadesiyle, tıpta bilimsel yöntemin kullanımını kurmaktı. Önceki birçok yanlış anlamayı baştan reddetti, kanıtlanmamış hiçbir düşenceyi kabul etmedi ve deneme yönteminin sonuçlarına güvendi. Çağdaşlarının çoğunun aksine, tüm canlıların cansız madde ile aynı yasalara bağlı olduğu konusunda ısrar etti. Claude Bernard'ın ilk önemli çalışması, pankreas salgısının sindirim sürecinde çok önemli olduğunu kanıtladığı pankreasın işlevleri üzerineydi; bu başarı ona Fransız Bilimler Akademisi'nden deneysel fizyoloji ödülü kazandı. İkinci bir araştırması - belki de en ünlüsü - karaciğerin glikojenik fonksiyonu üzerineydi; bu çalışması sırasında, diyabetes mellitus'un nedenselliğine ışık tutan sonuca ulaştı. Üçüncü bir araştırma, vazomotor sistemin keşfiyle sonuçlandı. 1851'de, sinirler ve sinirlere ait kısımların kesilmesiyle vücudun çeşitli bölümlerinin sıcaklığındaki etkilerini araştırırken, servikal sempatik sinirin bölünmesinin daha aktif dolaşıma ve arterlerin daha güçlü nabzın oluşumuna yol açtığını fark etti. Birkaç ay sonra bölünmüş sinirin üst kısmının elektriksel uyarılmasının ters etki yaptığını gözlemledi. Bu şekilde hem vazodilatör hem de vazokonstriktör olan vazomotor sinirlerin varlığını tespit etti. Milieu intérieur, Bernard'ın tanımladığı fizyolojik kilit bir süreçtir. Kendisi bu terimi "iç ortamın dengesi [milieu intérieur] özgür ve bağımsız yaşamın koşuludur." diye tanımlamıştır. Bu terim daha sonra Walter Bradford Cannon tarafından homeostaz olarak adlandırılacak kavramın temel ilkesidir. Zehirlerin fizyolojik etkisinin incelenmesi de onun ilgi alanındaydı. Özellikle kürar ve karbon monoksit gazı üzerine dikkatini yoğunlaştırmıştı.
Bernard'ın hayvan deneyleri meslektaşları yanında kendi karısı ve kızları tarafından da iğrenç kabul edilmekteydi ve karısı ile bu yüzden boşanmıştı. Ancak Bernard aydınlanma döneminin ışığı altında emprisizmi (deneysel yöntemin sonuçlarını önemseyen) tıbba uygulayan, bilimsel gözlemlerin tarafsızlığını sağlamak için tarafsız olarak kör deneylerin kullanılmasını öneren ilk kişilerden olan bir bilim adamıydı. Harvard Üniversitesi'nden tarihçi I. Bernard Cohen, Bernard'ı "tüm bilim insanlarından en büyüğü" olarak adlandırmıştır.
Homeostasis/ Milieu intérieur: Bir hücre ya da organizmanın iç yapısındaki dengenin korunmasıdır. Dış etkenler farklılaşsa bile iç denge bozulmaz (vücut sıcaklığının soğuk ve sıcak havalarda değişmemesi gibi). Yunanca bir kelime olan Homeostasis, "homeo" (değişmez) ve "statis" (kalıcı, devam eden, duran) kelimelerinden oluşturulmuştur. Dolayısıyla Homeostaz (homeostasis) veya dengeleşim, çevresinde gerçekleşen olumsuzluklar karşısında hücrenin veya organizmanın kendi dengelerini koruma çabası, değişen koşullarda iç dengenin etkin olarak düzenlenmesidir.
Johann Friedrich Horner (27 Mart 1831 - 20 Aralık 1886) tarihleri arasında yaşamıştır. Zürih'te doğdu. Tıp diplomasını 1854'te Zürih Üniversitesi'nden aldı. Oftalmaskopi eğitimi aldığı Eduard Jäger von Jaxtthal yanında Viyana'da çalıştı. Göz doktoru Albrecht von Graefe'ye asistan olarak hizmet ettiği Berlin'de çalışmaya devam etti. Bu süre zarfında Horner'in kendisi de göz doktoru olmaya karar verdi. 1856'da Zürih'e döndü ve daha sonra "Hottinghof" adlı kendi göz kliniğini açtı.
Horner 1873'te oftalmoloji profesörü oldu ve Zürih Üniversitesi'nde çalıştı. 1886'da öldü. 1869 yılında sempatik sinir sisteminin bir bozukluğu olarak gözlemlediği durumun açıklanmasının ardından Horner sendromu adı verilmiştir. Adı, aynı zamanda, orbicularis oculi kasının lakrimal kısmı olan "Horner kası" ile ve kornea limbus çevresindeki konjonktivanın küçük beyazımsı-sarı kireçli kitleleri olarak tanımlanan "Horner-Trantas lekeleri" ile de ilişkilendirilmektedir. Carl Wilhelm von Zehender'in Klinische Monatsblatt für Augenheilkunde'de yayınlanan oftalmik tıp üzerine birçok makalenin yazarıdır. Ayrıca ektropionun düzeltilmesi için ilk Z plastiğini uygulayan kişidir.
Claude Bernard-Horner Sendromu: Pupil, üst göz kapağı, fasial ter bezleri ve fasial damarlara giden sempatik liflerde lezyon biçiminde açıklanan Horner sendromu, anhidrozis, miyozis, enoftalmus ve pitozis semptomları ile belirginleşir. Miyosizin sebebi m. dilatatör pupilla'nın denervasyonudur. Pitozisin sebebi m. tarsalis süperior ve m. levator palpabralis superior'un denervasyonudur. Ciliospinal refleks kaybolur. Bu refleks ipsilateral boyun veya yüz bölgesine verilen ağrılı uyarı ile ipsilateral midriyasiz olmasıdır. Yüzde flashing görülebilir. Sempatik denervasyon nedeni ile vazodilatasyon gelişir. Claude Bernard-Horner sendromunun nedenlerinden biri apeks tümörüdür. Genellikle akciğer kanserlerinin stellat gangliona yaptığı metastazın sempatik sinir liflerinde yaptığı hasara bağlı gelişmesine karşın; akciğer kanseri dışında bazı beyin içi lezyonlarda, kafa sinirleri ile ilgili patolojilerde, omurilik zedelenmelerinde, komada ve boyun sempatik sinir ağı yakınındaki diğer problemlerde ve az da olsa ciddi boğaz enfeksyonlarında da görülebilir. Claude Bernard-Horner sendromunun nadir sebeplerinden biri de tüp torakostomi sırasında drenin torakal sempatik gangliyonlara temas etmesidir. Reversible ya da irriversible olabilir.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri