Guillaume Dupuytren 5 Ekim 1777 - 8 Şubat 1835 tarihleri arasında yaşamış Fransız anatomist ve askeri cerrahtır. Napolyon Bonapart'ın hemoroidlerini tedavi etmesiyle tanınmasına rağmen bugün en çok Dupuytren kontraktürü adını alan ve ilk olarak 1831'de ameliyat ettiği ve 1834'te Lancet'te yayınladığı kontraktürü tanımlamasıyla bilinmektedir.
Guillaume Dupuytren, günümüz Haute-Vienne bölümünde Pierre-Buffière kasabasında doğdu. Paris'te yeni kurulan École de Médecine'de tıp okudu ve sadece on sekiz yaşındayken rekabet ederek anatomi disseksiyonculuğuna atandı. İlk çalışmaları esas olarak anatomik patolojiye yönelikti. 1803'de Hôtel-Dieu'da asistan cerrah olarak atandı ve 1811'de Raphael Bienvenu Sabatier'in ardından cerrahi profesörü oldu. 1816'da klinik cerrahi bölüm başkanlığına atandı ve Hôtel-Dieu'nun baş cerrahı oldu. Ölene kadar bu görevi sürdürdü. Père Lachaise Mezarlığı'na gömüldü.
Yoğun çalışma düzeni içinde sabah ve akşam Hôtel-Dieu'yu ziyaret etti, her seferinde birkaç cerrahi işlem gerçekleştirdi, geniş bir öğrenci kitlesine ders verdi, hastalarına tavsiyelerde bulundu. Yorulmak nedir bilmeyen faaliyetleri sonucu çoğunluğu kızına miras bıraktığı bir serveti topladı. École de Médecine'deki anatomi kürsüsünün masraflarının karşılanması ve zor durumdaki hekimlere destek amaçlı bir kurum oluşturulması için mirasını paylaştırdı. Dupuytren'in yazılarının en önemlisi, John Hunter tarafından ortaya konan ilkeleri uyguladığı Yapay Anüs Üzerine İncelemesi'dir. Operasyonlarında el becerisi ve zekası ile dikkat çekmiştir.
Dupuytren, kafatasında delik açılarak yapılan trepanasyon tekniğini kullanarak bir beyin apsesini başarılı bir şekilde boşaltan ilk cerrahlardan biridir. Aynı zamanda bu yöntemi epilepsi nöbetlerini tedavi etmek için de kullandı. Başlangıçta melanomu tanımlama hakkının tanınmasını talep ettiyse de Laennec bu fikri derslerinden çaldığını iddia etti. Paris'te öldü ve orada vasiyetiyle Musée Dupuytren kuruldu.
Akıllı bir öğretmen, keskin bir teşhis uzmanı ve yetenekli bir cerrahtı. Öte yandan bu en iyinin en iyisi olma arzusuyla birlikte, kendi titiz mesleki kurallarına uymayan öğrencileri ve meslektaşlarına karşı ise son derece eleştireldi ve doğal olarak tepki de toplamaktaydı. Kişiliği hakkında Balzac'ın kısa bir hikayesinde, Gustave Flaubert'in Madame Bovary'sinde, Victor Hugo'nun Les Miserables'ında atıfta bulunulmuştur.
Dupuytren Kontraktürü karakterize, palmar ve dijital fasyanın benign fibroproliferatif bir hastalığıdır. Oluşan bu skar dokusu, immatür tip 3 kollajen/ matür tip 1 kollajen oranının fazla olmasıyla, normal skar dokusundan ayrılır. Histolojisinde aşırı aktive olmuş miyofibroblast, doku proliferasyonu ve ekstrasellüler matriks sentezinin artışı bulunmaktadır.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri