Paul Ehrlich 14 Mart 1854 - 20 Ağustos 1915 tarihleri arasında yaşamıştır. Hematoloji, immünoloji ve antimikrobiyal kemoterapi alanlarında yenilikler geliştiren Nobel ödüllü Alman doktor ve bilim adamıdır. Öncelikle sifilizin tedavisini 1909'da bulmasıyla tanınır. Bakterilerin Gram boyanmasında öncü boyama tekniğini bulmuştur. Geliştirdiği doku boyama yöntemleri sayesinde çeşitli kan hastalıklarına yol açan farklı kan hücrelerinin ayırd edilmesini sağladı. Laboratuvarında, sifiliz için ilk etkili tıbbi tedavi olan arsfenamini (Salvarsan) keşfetti, böylece kemoterapi kavramını başlattı ve adlandırdı. Ehrlich sihirli bir mermi kavramını popülerleştirdi. Ayrıca difteri ile savaşmak için bir antiserumun geliştirilmesine belirleyici bir katkı sağladı ve terapötik serumları standardize etmek için bir yöntem tasarladı. 1908 yılında immünolojiye katkılarından dolayı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü aldı.
14 Mart 1854'te şu anda güneybatı Polonya'da bulunan Silezya'daki Strehlen'de doğdu. Babası Aşağı Silezya eyaletinde yaklaşık 5.000 nüfuslu bir kasaba olan Strehelen'deki bir hancı ve likör damıtıcısıydı ve aynı zamanda yerel Yahudi topluluğunun başkanıydı. İlkokuldan sonra Paul, daha sonra meslektaşı olan Albert Neisser ile tanıştığı Breslau'daki ortaokul olan Maria-Magdalenen-Gymnasium'una gitti. İlkokul döneminde ilk mikrotomlardan birine sahip olan kuzeninden etkilenerek mikroskopik doku maddelerini boyama işleminden büyülendi. Breslau, Strazburg, Freiburg im Breisgau ve Leipzig üniversitelerindeki tıbbi çalışmaları sırasında da bu ilgiyi korudu. 1882'de doktorasını aldıktan sonra, deneysel klinik tıbbın kurucusu, histoloji, hematoloji ve renk kimyası (boyalar) üzerine odaklanan Theodor Frerichs yanında Berlin'deki Charité'de yardımcı tıp direktörü olarak çalıştı. 1883 yılında evlendi.
Ehrlich, 1886'da Berlin'deki önde gelen Charité Tıp fakültesinde ve eğitim hastanesinde klinik eğitimini ve uzmanlığını tamamladı. 1888 ve 1889'da bir tüberküloz vakasını tedavi etmek için Mısır'a ve diğer ülkelere gitti. Döndükten sonra Berlin-Steglitz'de özel muayenehane açtı ve küçük bir laboratuvar kurdu. 1891'de Robert Koch, Ehrlich'i Berlin Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü'ne katılmaya davet etti, burada 1896'da yeni bir şube olan Serum Araştırma ve Test Enstitüsü (Institut für Serumforschung und Serumprüfung), Ehrlich'in uzmanlaşması için kuruldu. Ehrlich kurucu direktörü seçildi. 1899'da enstitüsü Frankfurt am Main'e taşındı ve adını Deneysel Terapi Enstitüsü olarak değiştirdi. Orada önemli çalışma arkadaşlarından bir de Max Neisser'di. 1904'te Ehrlich, Göttingen Üniversitesi'nden fahri profesörlük aldı. 1906'da enstitüsüne bağlı özel bir araştırma vakfı olan Frankfurt'taki Georg Speyer House'un yöneticisi oldu. Burada 1909'da belirli bir patojene karşı hedeflenen ilk ilacı keşfetti. O sırada Avrupa'nın en ölümcül ve bulaşıcı hastalıklarından biri olan sifiliz tedavisi olan Salvarsan'ı buldu. 1914'te Ehrlich'in çalışma arkadaşları arasında Nobel Ödüllü Henry Hallett Dale ve Paul Karrer de vardı. Enstitü, 1947'de Ehrlich'in onuruna Paul Ehrlich Enstitüsü olarak yeniden adlandırıldı.
1870'lerin başında Ehrlich, kuzeni tarafından pigmentler ve boyama dokularında mikroskopik çalışma için başlatılan araştırmaya devam etti 1878'de "Histolojik Boyama Teorisine ve Uygulamalarına Katkılar" (Beiträge zur Theorie und Praxis der histologischen Färbung) adlı doktora derecesi aldı. Tez araştırmalarının en çarpıcı sonuçlarından biri, yeni bir hücre türünün keşfiydi. Ehrlich, plazma hücreleri olarak varsaydığı hücrelerin protoplazmasında alkalin boya yardımıyla görünür hale getirilebilen bir granülat keşfetti. Bu granülatın iyi beslenmenin bir işareti olduğunu düşündü ve buna göre bu hücrelere mast hücreleri (Almanca hayvan besleyici yem, Mast kelimesinden) adını verdi.
Charité'deki görevleri, hastaların kan ve idrar örneklerini analiz etmekti. 1881'de çeşitli tifo tiplerini basit ishal vakalarından ayırt edecek yeni bir idrar testi tanımladı. Kullandığı pigment çözeltisi bugün Ehrlich reaktifi olarak biliniyor. Ehrlich'in büyük başarısı, aynı zamanda daha sonraki kariyeri boyunca kendisine büyük bir sorun kaynağı olacak olan kimya, biyoloji ve tıp ile ilgili yeni bir çalışma alanı başlatmasıydı.
Charité'deyken, beyaz kan hücrelerinin içerdikleri granüllere göre farklılıklarını ortaya koydu. Ehrlich hem alkalin hem de asit boyalar kullandı ve ayrıca yeni "nötr" boyalar yarattı. İlk kez bu sayede lökositler arasında lenfositleri ayırt etmeyi mümkün kıldı. Granülasyonlarını inceleyerek granüler olmayan lenfositler, mono- ve poli-nükleer lökositler, eozinofil granülositler ve mast hücreleri arasında ayrım yapabilir hale geldi. 1880'den başlayarak, Ehrlich kırmızı kan hücrelerini de inceledi. Normoblastlar, megaloblastlar, mikroblastlar ve poikiloblastlara bölünmüş çekirdeklenmiş kırmızı kan hücrelerinin varlığını gösterdi. Böylece eritrosit öncülerini keşfetmişti. Bu nedenle Ehrlich, beyaz kan hücrelerini araştırmasıyla lösemileri sistematik hale getirmenin alt yapısını sağladıktan sonra anemilerin de analizine temel oluşturmuş oldu.
Araştırma alanları arasında hematolojik boyama yöntemleri yanında serum araştırmaları, immünite üzerine ilk çalışmalar, difteri serumunun elde edilmesi, serum değerliği hakkında araştırmalar da bulunmaktaydı. Ehrlich, hastalığa neden olan bir organizmayı seçici olarak hedefleyen bir bileşik yapılabilirse, o organizma için bir toksinin, seçicilik maddesi ile birlikte verilebileceğini düşünmüştür. Böylece, sadece hedeflenen organizmayı öldüren bir "sihirli mermi" yaratılacaktır. "Sihirli mermi" kavramı, bir dereceye kadar, sitotoksik ilaçların belirlenen hedeflerine (örn. kanser hücreleri) yönlendirilmesinin ilk zihinsel olarak tanımlanmasını içermektedir.
1914'te, Almanya'nın Birinci Dünya Savaşı siyasetinin ve militarizminin savunması olan Doksan Üçler Manifestosu'nu imzaladı. 17 Ağustos 1915'te Ehrlich kalp krizi geçirdi ve 20 Ağustos'ta Bad Homburg vor der Höhe'de öldü. Alman imparatoru II. Wilhelm, taziye telgrafında şöyle yazdı: "Ben, tüm medeni dünya ile birlikte, bu değerli araştırmacının tıp bilimine ve acı çeken insanlığa yaptığı büyük hizmet için yasını tutuyorum; hayatının eseri, hem çağdaşlarının hem de gelecek nesillerinin sonsuz şöhretini ve minnettarlığını garanti ediyor".
Aydaki bir kratere 1970 yılında Paul Ehrlich'in adı verilmiştir. Ehrlich'in hayatı ve çalışmaları, 1940'ta ABD yapımı "Dr. Ehrlich'in Sihirli Mermisi" adlı film olarak çekilmiştir. Filmin konusu frengi tedavisinde kullanılan Salvarsan'a (arsfenamin, "bileşik 606") odaklanmıştı. Alman Nazi hükümeti Yahudi bir bilim adamının bu derece övülmesine karşı çıktığı için film Almanya'da sır olarak saklanmaya çalışılmıştır.
Ehrlich reaktifi şiddetli asit ortamda ürobilinojenin, p-dimetilaminobenzaldehit ve HCL içeren Ehrlich ayıracıyla kırmızı bir renk reaksiyonu meydana getirmesinden ibarettir. Bir deney tüpüne konan 5-6 ml idrar üzerine 2-3 damla Ehrlich ayıracı konup karıştırılır. 5 dakika içinde kırmızı bir rengin meydana gelmesi, idrarda ürobilinojen varlığını gösterir. Renk şiddetine göre 1(+), 2 (+), 3(+) denir. İdrarda ürobilinojenin yokluğu, safra kesesi kanalının tam tıkanık olması ya da yoğun antibiotik tedavisi sonunda barsak florasının tahrip edildiği durumlarda meydana gelmektedir.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri