Tüm girdiler
AnatomiHistoloji·Sayfa 322

Golgi Aygıtı

Camillo Golgi (7 Temmuz 1843 - 21 Ocak 1926). Merkezi sinir sistemi üzerindeki çalışmaları ile tanınan İtalyan biyolog ve patologdur. 1860 ve 1868 yılları arasında Cesare Lombroso yanında Pavia Üniversitesi'nde tıp eğitimi gördü. Patolog Giulio Bizzozero'dan ilham alarak sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı. 1873'te siyah reaksiyon (bazen Golgi'nin yöntemi veya onuruna Golgi'nin boyaması olarak adlandırılır) olarak adlandırılan bir boyama tekniğini keşfetmesi, sinirbilimde büyük bir atılım olarak kabul edildi. Anatomi ve fizyolojideki Golgi aparatı, Golgi tendon organı ve Golgi tendon refleksi dahil olmak üzere çeşitli yapılar ve fenomenler ismine ithafen adlandırılmıştır. Golgi ve İspanyol biyolog Santiago Ramón y Cajal, Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü 1906 yılında "sinir sisteminin yapısı üzerine yaptıkları çalışmaları nedeniyle" birlikte aldılar.

Camillo Golgi, 7 Temmuz 1843'te İtalya'nın Brescia (Lombardiya) eyaletindeki Corteno köyünde doğdu. Köy şimdi onuruna Corteno Golgi adını aldı. Babası da doktordu. 1860 yılında tıp okumak için Pavia Üniversitesi'ne girdi ve 1865 yılında tıp diplomasını aldı. San Matteo Hastanesinde staj yaptı. Staj süresince İtalyan Ordusunda sivil doktor olarak ve Novara Hastanesi'nde asistan cerrah olarak çalıştı. Aynı zamanda Pavia çevresindeki köylerde kolera salgınını araştıran tıbbi ekipte yer aldı.

1867'de Cesare Lombroso'nun gözetiminde akademik çalışmalarına devam etti. Lombroso, dahi, delilik ve suçluluk gibi tıbbi psikoloji alanında tanınmış bir bilim adamıydı. Lombroso'dan esinlenen Golgi, 1868'de zihinsel bozuklukların etiyolojisi üzerine bir tez yazarak tıp doktorluğu ünvanını aldı. Deneysel tıpla daha fazla ilgilenmeye başladı. Giulio Bizzozero başkanlığındaki Genel Patoloji Enstitüsü'ne girdi. Kendisinden üç yıl küçük olan Giulio Bizzozero, sinir sistemi histolojisi ve kemik iliğinin özellikleri konusunda uzmanlaşmış bir öğretmen ve deneyciydi. Golgi'nin en önemli araştırma yayınları Bizzozero'dan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmiştir. İkisi o kadar yakınlaştı ki aynı binada yaşıyorlardı. Golgi daha sonra Bizzozero'nun yeğeni Lina Aletti ile evlendi. Golgi, 1872'de artık klinisyen ve histopatologdu. Bununla birlikte, Pavia'da nöroloji alanında kendini geleştirecek bir ortam yoktu.

Mali sıkıntıları onu, Milano yakınlarındaki Abbiategrasso'daki Kronik Hastalıklar Hastanesine (Pio Luogo degli Incurabili) katılmaya yönlendirdi. Orada en önemli keşiflerini yapmaya başladı. En büyük başarısı, siyah reaksiyon (daha sonra Golgi'nin yöntemi) adı verilen sinir dokusu için boyama tekniğinin geliştirmesiydi. 1875-1885 yılları arasında başlıca çalışmalarını "Rivista sperimentale di Freniatria e di medicina legale" dergisinde yayınladı. 1875 yılında Pavia Üniversitesi'nde histoloji kürsüsüne katıldı. 1879'da Siena Üniversitesi'ne Anatomi Başkanı olarak atandı. Fakat ertesi yıl Pavia Üniversitesi'ne tam zamanlı histoloji profesörü olarak geri döndü. 1879'dan itibaren San Matteo Hastanesi'nde Genel Patoloji Profesörü ve Onursal Şef (Primario ad honorarem) oldu. İlk olarak 1893 ve 1896, ikinci olarak 1901 ve 1909 arasında Pavia Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptı. Birinci Dünya Savaşı (1914-1917) sırasında Pavia'daki askeri hastane Collegio Borrmeo'yu yönetti. 1918'de emekli oldu ve 1923'e kadar özel laboratuvarında araştırma yapmaya devam etti. 21 Ocak 1926'da öldü. Golgi ve eşi Lina Aletti'nin çocukları yoktu ve Golgi'nin yeğeni Carolina'yı evlat edindiler.

Golgi, ayrıca serebellum, hipokampus, omurilik ve koku alma lobunun yanı sıra bir korea olgusunda striatal ve kortikal lezyonların yapısının da açıklayıcı tanımlarını veren ilk kişiydi. 1878'de kas gerginliğindeki değişiklikleri algılayan bir reseptör organı keşfetti. Bu şimdi Golgi tendon organı veya Golgi reseptörü olarak bilinmektedir. Ayrıca potasyum dikromat ve merkürik klorür kullanarak miyeline (aksonun özel bir kısmı) özgü bir boyama geliştirdi. Bunu kullanarak miyelinde halka şeklindeki yapıyı keşfetti.

Golgi, 1882-1889 yılları arasında böbrek işlevlerini inceledi. 1882'de böbrek hücresi çoğalmasına bağlı olduğunu anladığı böbrek hipertrofisinin mekanizması hakkındaki gözlemlerini yayınladı. 1884'te tubulointerstisyel nefriti olan bir kişinin böbreğindeki tübüler hücre mitozlarını tarif etti ve sürecin böbrek dokusunu onarmanın önemli bir parçası olduğunu belirtti.

Fransız Ordusunda görevli bir doktor olan Charles Louis Alphonse Laveran, sıtmaya 1880'de mikroskobik parazit (şimdi Plasmodium falciparum denir) neden olduğunu keşfetti. Ancak bilim adamları Golgi müdahale edene kadar şüpheliydi. Sıtma parazitinin mikroskopik bir protozoan olduğunu kanıtlamasına yardımcı olan Golgi idi. 1885'ten itibaren Golgi sıtma paraziti ve iletimini inceledi. Sırasıyla Plasmodium vivax ve Plasmodium malaria'nın neden olduğu iki tip sıtma, tertian ve quartan ateşi tanımladı. 1886'da sıtma ateşinin insan kanındaki aseksüel aşama tarafından (eritrosit döngüsü veya Golgi döngüsü olarak adlandırılır) üretildiğini keşfetti. 1889-1890'da Golgi ve Ettore Marchiafava, iyi huylu tertian sıtma ile malign tertian sıtma (P. falciparum'un neden olduğu) arasındaki farkları tanımladılar. 1898'de Giovanni Battista Grassi, Amico Bignami, Giuseppe Bastianelli, Angelo Celli ve Marchiafava ile birlikte sıtmanın Anopheline cinsi sivrisinek tarafından bulaştığını doğruladı.

Camillo Golgi, şimdi Golgi aygıtı veya Golgi kompleksi olarak bilinen veya bazen Golgi olarak bilinen ökaryotik hücrelerde bir organel keşfetti. Golgi, bir baykuş serebellumunun sinir hücrelerini (Purkinje hücreleri) boyamak için siyah reaksiyonunu osmiyum dikromat kullanarak değişikliğe uğrattı. Bu boya ile hücrelerin içindeki iplik benzeri ağları fark etti ve bunları reticolare interno (iç retiküler aparat) olarak adlandırdı. Onları benzersiz hücresel bileşenler olarak kabul ederek, keşfini Nisan 1898'de Pavia Medikal-Cerrahi Derneği önünde sundu. Aynı şey asistanı Emilio Veratti tarafından onaylandıktan sonra Bollettino della Società medico-chirurgica di Pavia'da yayınladı. Bununla birlikte, çoğu bilim adamı keşfini boya lekesi olarak kabul ettiler. Mikroskopları organelleri tanımlayacak kadar güçlü değildi. 1930'larda Golgi'nin açıklaması çoğunlukla reddedildi. 50 yıl önceki keşfi ancak elektron mikroskoplarının geliştirildiği dönemde kabul gördü.

Golgi aygıtı üst üste dizilmiş kanal ve yassı keselerden oluşur. Endoplazmik retikuluma göre daha az yer kaplar. Golgi aygıtının görevi üretilen maddeleri yapısal olarak değişime uğratmak ve bir zarla çevreleyerek salgılanacak duruma getirmektir. Dolayısıyla salgı üreten bez (tükrük bezi ve endokrin bezi gibi) hücrelerindeki miktarı fazladır. Endoplazmik retikulumda sentezlenen moleküller, kesecikler içinde Golgi'ye taşınır. Keseciğin Golgi aygıtının zarıyla birleşmesi sonucu içindeki moleküller Golgi kanallarına geçer. Burada değişime uğrayan ve son şekline dönüştürülen moleküller, bir kesenin içinde Golgi aygıtından ayrılır. Hücre içerisinde lizozom organelleri bu yolla üretilmektedir.

Bunun dışında Golgi aygıtının; hücre zarının yenilenmesi ve onarımı, bitki hücrelerinin bölünmesi sırasında ara lamelin oluşması, apoenzim-kofaktör ilişkisinin gerçekleştirilmesi ve bitkilerde duvar yapısına katılan pektin gibi polisakkaritlerin üretilmesi konusunda da işlevleri vardır. Ayrıca Golgi aygıtı, karmaşık yapılı moleküllerin (glikolipit, fosfolipit, lipoprotein gibi) üretildiği yerdir.

Sayfa 322·Adını Tıbba Yazdıranlar·Prof. Dr. Akif Turhan Kürüm
Bu girdilerdeki içerikler Wikipedia başta olmak üzere kamuya açık kaynaklardan derlenmiş ve editöryal katkıyla sunulmuştur.

© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri