Paul Julius Möbius (24 Ocak 1853 - 8 Ocak 1907) Alman nörologdur. Leipzig doğumludur. 1873'te tıp eğitimine başlamadan önce Leipzig, Jena ve Marburg Üniversitelerinde felsefe ve teoloji okudu. Tıp doktorasını 1876'da kazandıktan sonra, orduya yazıldı ve Oberstabsarzt (kıdemli personel cerrah) rütbesini aldı. Ordudan ayrıldıktan sonra Leipzig'e döndü ve burada özel bir muayenehane açtı ve üniversite polikliniğinde nörolog Adolph Strümpell'in asistanlığını yaptı. 1883'te nöroloji uzmanlığını elde etti. Üretken bir yazardı ve nörofizyoloji ve endokrinoloji alanlarındaki yayınlar yaptı. Psikiyatri alanındaki yazıları arasında Goethe, Rousseau, Schopenhauer ve Nietzsche'nin psikopatolojik çalışmaları da vardır. Aynı zamanda "Schmidt's Jahrbücher der in- und ausländischen gesammten Medizin"in editörüydü.
Möbius, bazı akıl hastalıklarının nasıl ortaya çıktığının anlaşılmasına öncülük etti. Ekzojen ve endojen sinir bozuklukları arasında bir ayrım sağladığı için itibar kazanmıştır ve histerinin etiyolojisi üzerine fikirler ortaya atmıştır. Adı, "nükleer atrofi" olarak tanımladığı bir hastalık olan Möbius sendromu ile ilişkilidir. Bu, VI ve VII kraniyal sinirlerin felci ile ilişkili nadir bir felç türüdür. Bu patoloji hastanın salyasının akması, göz kayması, konuşma zorlukları ve yutma problemleri gibi diğer birçok anormallikle birlikte maske benzeri bir yüz ifadesine sahip olmasına neden olur.
Bugün bilime tarihsel olarak en önemli katkısı, histeri gibi psikiyatrik ve akıl hastalıklarının psikojenikleri üzerine yaptığı çalışmadır. Almanca konuşulan dünyada ilk kez, hastalığın psikolojik nedenlerini öne sürdü. Bu nedenle ve elektroterapinin terapötik etkileri konusundaki ikna edici argümanları nedeniyle Sigmund Freud, Möbius'tan psikoterapinin babalarından biri olarak bahsetti. Bir başka önemli katkı da, arkadaşı psikiyatrist Emil Kraepelin'e (1856-1926), akıl hastalığının farklılaşması ve sistemleştirilmesine önemli fikirler vermiş olmasıdır. Moebius, sinir ve akıl hastalıklarının sınıflandırılmasına dayalı hastalıkların nedenleri konusunda sadece bir tane sınıflandırma yapmıştı. İçsel ve dışsal hatalar olarak yaptığı ayırım uzun süredir korunmuştur ve 20. yüzyılın psikiyatri ve nörolojisine öncülük etmiştir. Sinir sisteminin kendisinde yerleşik içsel hatalar, dejenerasyon olarak kendini gösterir biçimindeki kanaati uzun vadede Alman Nazizminde öjeni ve psikiyatrik ve nörolojik hastalık suçlarının yolunu açmıştır. Ayrıca ilk kez 1888'de tanımladığı Möbius sendromu, adını taşır. Ek olarak endokrinolojik bozukluk olan Graves hastalığının nedenini anlamanın yolunu da göstermiştir.
Möbius ile ilişkili diğer tanımlar ise şunlardır: Leyden-Möbius sendromu - pelvik bölgede kas distrofisi; nörolog Ernst Viktor von Leyden ile birlikte. Möbius işareti - göz yakınsamasının zayıflığı; birinin burnunun ucuna bakarken bir gözün birleştiği ve diğerinin ayrıldığı bir durum olup Graves Hastalığı ile birlikte olan bir durumdur. Mobius, tiroidin aşırı salgılanmasının guatr oluşumuyla bir bağlantısı olduğunu varsaydı.
Möbius sendromu, yüz felci ve gözleri bir yandan diğer yana hareket ettirememe ile karakterize, nadir görülen bir doğuştan nörolojik bozukluktur. Möbius sendromlu çoğu insan tam yüz felci ile doğar ve gözlerini kapatamaz veya yüz ifadeleri oluşturamaz. Ekstremite ve göğüs duvarı anormallikleri bazen sendromla birlikte ortaya çıkar. Möbius sendromlu kişiler normal zekaya sahiptirler, ancak yüz ifadelerindeki eksiklikler bazen donukluk veya samimiyetsizlikten kaynaklanıyormuş gibi algılanır. Adını, sendromu ilk kez 1888'de tanımlayan Alman nörolog Paul Julius Möbius'tan almıştır. Resimde Oromandibular uzuv hipogenezi-Möbius sendromu olan bir çocuk. İfadesiz yüze (bilateral VII sinir felci nedeniyle) ve eksik parmaklar dikkat çekmektedir.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri