Richard Friedrich Johannes Pfeiffer (27 Mart 1858 - 15 Eylül 1945) Alman doktor ve bakteriyologdur. 1894 yılında önceden koleraya karşı aşılanmış kobaylara canlı kolera bakterilerini herhangi zararlı bir etki olmaksızın enjekte etti. Kobaylardan alınan kan plazması canlı kolera bakterilerine eklendiğinde bakterilerin hareketsiz kaldığını ve parçalandığını gözlemledi. Bu süreç önceden kan plazmasının ısıtılmasıyla da engellenebilmekteydi. Bu duruma bakteriyoliz adını verdi ve Pfeiffer Fenomeni olarak tanımlandı.
Pfeiffer, 1875'ten 1879'a kadar Berlin'deki Kaiser-Wilhelms-Akademie'de okudu. Eğitimini tamamladıktan sonra 1880'de tıp doktoru oldu ve 1889'a kadar ordu hekimi ve bakteriyolog olarak görev yaptı. Robert Koch'un öğrencisiydi. 1887'den 1891'e kadar Berlin'deki Hijyen Enstitüsünde Koch'un yardımcısı olarak çalıştı. 1891'de Berlin'deki Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü'nün bilimsel bölümünün yönetimini üstlendi.
Berlin'de Robert Koch ile birlikte çalışarak entelektüel ve deneysel olarak endotoksin kavramını, belirli bulaşıcı hastalıkların patofizyolojik sonuçlarından sorumlu, ısıya dayanıklı bir bakteri zehiri olarak tanımladı. Endotoksin ve anti-endotoksin antikorları, o zamandan beri, özellikle ağır Gram-negatif enfeksiyonların teşhisi, önlenmesi ve tedavisi alanlarında birçok disiplinden araştırmacıların ilgi alanını oluşturdu.
Pfeiffer, tifo aşılamasında da öncüydü. Kolera ve tifüste özel bakteri yok edici bağışıklık cisimciklerini keşfetti. İngiliz patolog Almroth Wright, genellikle 1896'da tifo aşısının başlatılmasıyla tanınır. Öncelik iddialarına Richard Pfeiffer lehine 1907 gibi erken bir tarihte itiraz edildi. 1890'ların ve 1900'lerin başındaki konuyla ilgili özgün yayınların gözden geçirilmesi, birkaç grubun aynı anda tifo aşısı üzerinde çalıştığını ve tifo aşısı çalışmalarının başlatılması onurunun bu iki büyük araştırmacı tarafından paylaşılması gerektiğini ortaya koydu.
1892'de influenzanın nedensel etkeni olduğunu düşündüğü şeyi izole etti. Pfeiffer'e göre suçlu, grip bulaşmış hastaların burunlarından izole ettiği küçük çubuk şeklinde bir bakteriydi. Daha sonra Haemophilus influenzae olarak adlandırılan Bacillus influenzae (veya Pfeiffer'ın basili) adını verdi. Tarihin en ölümcül grip salgını 1918'de başladığında, çoğu bilim adamı Pfeiffer'ın basilinin gribe neden olduğuna inanıyordu. Bu salgının ölümcüllüğü nedeniyle (dünya çapında tahminen 20 ila 100 milyon kişinin ölümüne neden olan) acil olarak dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar, enfeksiyona karşı insanları koruyacak antiserumlar ve aşılar geliştirme umuduyla hastalarda Pfeiffer basilini aramaya başladılar. Bakteriler hepsinde olmamakla birlikte birçok hastada bulundu. B. influenzae'nin (şu anda Haemophilus influenzae olarak bilinmekte olup bakteri değil virüsdür) izole edilememesi, bakterilerin kültürlenmesinin çok zor olması nedeniyle genellikle o günkü imkanlar göz önüne alındığında yetersiz tekniğe atfedilmiştir. 1896'da larenjitin nedeni olan micrococcus catarrhalis'i izole etti. Richard Pfeiffer ayrıca histolojik preparatlar için evrensel bir boyama oluşturdu.
1897'de, vebayı araştırmak için Robert Koch komutasındaki Alman keşif seferine katıldı. Ertesi yıl Koch ile sıtma üzerine araştırma yapmak için İtalya'ya gitti. 1899'da Erwin von Esmarch'ın yerini alarak hijyen kürsüsüne atandığından Königsberg'e taşındı ve burada 1909 yılına kadar kaldı. Sonrasında aynı görevi sürdüreceği bölümün bulunduğu Breslau'ya atandı. Pfeiffer, 1925'te buradan emekli oldu.
Pfeiffer Fenomeni, bakterilerin çözünmesine yol açan serum maddelerinden biri olan Lipopolisakkaritlerin (LPS), bakteri hücre duvarının yapısını bozarak bakterilerin ölümüne neden olmasıdır.
Lipopolisakkaritler, bir lipid ve O-antijenden oluşan bir polisakkarit, dış çekirdek ve bir kovalent bağ ile birleştirilen iç çekirdekten oluşan büyük moleküllerdir. Gram negatif bakterilerin dış zarında bulunurlar. Bugün, endotoksin terimi çoğunlukla LPS ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. LPS'nin toksik aktivitesi ilk olarak Richard Friedrich Johannes Pfeiffer tarafından keşfedilmiş ve endotoksin olarak adlandırılmıştır.
Bakteri hücresi içinde ve yalnızca bakteri hücre duvarının tahrip edilmesinden sonra salınır. Daha sonraki çalışmalar, LPS'nin gram negatif mikroplardan salınmasının mutlaka bakteri hücre duvarının yok edilmesini gerektirmediğini, aksine LPS'in, diğer virülans faktörleri ve proteinleri de içerebilen bakteriyel dış membran vezikülleri (OMV'ler) şeklinde membran vezikül hareketliliğinin normal fizyolojik faaliyetinin bir parçası olarak salgılandığını gösterdi.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri