Harold Leeming Sheehan (1900-1988) İngiliz doktor, patolog ve patoloji profesörüdür. Babası pratisyen hekim olan Harold Sheehan, on üç çocuğun ikincisiydi. Carlisle Gramer Okulu'ndaki eğitimden sonra, Manchester Üniversitesi'nde tıp eğitimi aldı. 1921'de okulu bitirdi. Babasının ölümü üzerine muayenehaneyi devralan doktor abisi Gerald'ın yanında çalışmaya başladı. Harold Sheehan 1921'den 1927'ye kadar pratisyen hekim olarak çalıştı. 1927'de Manchester Üniversitesi patoloji bölümüne girdi. Daha sonra öğretim görevlisi oldu. Memeli böbreğinde boya birikimi üzerine olan MD tezinin yöneticisi John Shaw Dunn idi. 1932'de, enjekte edilen üre ve kreatinin böbrek eliminasyonu üzerine bir tezle MSc'yi tamamladı. 1934-1935 akademik yılı için Rockefeller tıp bursuyla Johns Hopkins Tıp Fakültesi patoloji bölümünde böbrek fonksiyonları üzerine eğitim aldı. 1935'te Glasgow Kraliyet Doğum Hastanesi'nde araştırma direktörü ve patoloji öğretim görevlisi olarak atandı. İkinci Dünya Savaşı'ndan önceki yıllarda, gebelik hastalıkları konusunda uluslararası kabul görmüş bir uzman oldu.
Sheehan meslek hayatı boyunca çok sayıda konuda tıbba katkı sağlamıştır. Obstetrik şokun etkilerini inceledi. Gecikmiş kloroform zehirlenmesinin yağlı karaciğeri ile gebeliğin birincil yağlı karaciğeri arasında ayırım yaptı. Geçirilmiş romatizmal kalp hastalığı üzerine gebeliğin neden olduğu alevlendirmeyi gösterdi. Eklampsinin karaciğer ve böbrekler üzerine etkisini açığa çıkardı. Hiperemezis gravidarum ensefalopatisini Wernicke hastalığı olarak tanımladı. Sessiz kanamalarla böbrek kortikal nekrozu arasındaki ilişkiyi tesbit etti. Obstetrik şok ve hemorajinin hipofiz bezinin ön lobunun nekrozuna yola açtığını belgeledi.
Sheehan Sendromu (postpartum hipopituitarizm) doğum ardından meydana gelen aşırı kanama sebebiyle beyindeki pituiter beze (hipofiz bezi) ulaşan kanın azalması sebebiyle hipofiz bezinde dokuların kaybedildiği gözlemlenir ve hipopituitarizm oluşur. Ancak tam patogenezi iyi anlaşılabilmiş değildir. Çünkü bu tür endokrin anormallikler, şiddetli hemoraji belirlenmiş çoğu obstetrik olguda görülmemektedir. Gelişmiş ülkelerde obstetrik uygulamaların düzelmesine bağlı olarak nadir görülen bu durum gelişmekte olan ülkelerde hala maternal morbidite ve mortalitenin önemli nedenlerinden biridir. Hipofiz bezinden salgılanan farklı hormonların çeşitli işlevleri mevcuttur. Bu sebeple de salınmaları da çeşitli belirtilere yol açar. Bu belirtiler: doğumun ardından memelerden süt gelmemesi, yorgunluk, koltuk altı kıllarında dökülme olması, adet kanamalarının devam etmemesi olarak gelişebilir. Hipofiz bezi, troid ve böbrek üstü bezlerini uyarır. Bu sebeple de bu alandaki hormonların yetersizliği meydana gelebilir ve hormon takviyesi gerekir.
© 2023 Nobel Tıp Kitabevleri